Sürekli Ulta'dan bahsediyorum ama son zamanlarda en maceralı kozmetik alışverişlerimi CVS'te yapar oldum. Bakın bugün neler oldu mesela:
CVS'e girer girmez üye kartımı okuttum, 12 dolara 4 dolar indirim kuponu çıktı. Neler alsam diye gezinirken Physician's Formula'nın 11 dolarlık pembe tonlu düzelticisi gözüme çarptı. Üstelik PF reyonunda "10 dolara 5 dolara indirim" ilanı vardı. 12 dolara tamamlamak için başka ne alsam diye gezinirken Sally Hansen'in 4.5 dolarlık glosslarını gördüm. Yanımda onlar için 2 dolarlık indirim kuponu vardı, ben de Peach Smoothie adında şeftali tonlu bir tane kaptım.
Kasaya giderken bir de yine Sally'nin ağda bantlarından alayım dedim. Tanesi 6 dolar ve bir alana ikincisi yarı fiyatınaydı. Şansa bakın ki yanımda ağda için de 2 dolarlık indirim kuponu vardı. Kasiyer çocuk bir tane de kendi verdi, etti mi 4 dolar... Sonuç olarak 27.5 dolar artı vergi tutacak alışverişe 18 dolarlık indirimle 9.5 ödemiş oldum.
Teşekkürler CVS. Ben önümüzdeki hafta için kuponlarımı hazırladım, sen de kendini hazırla.
3 Haziran 2012 Pazar
1 Haziran 2012 Cuma
NOTD: MUA Shade 9
Doğu yakasında fırtına sezonu başladığı için bir süredir blog için resim çekemedim. Oysa ki ne holografik, ne simli ojeler sürmüştüm. Kısmet. Bugün hava yine kötü ama bari normalinden bir tanecik göstereyim dedim:
Makeup Academy, kısaca MUA, İngiltere'deki Superdrug'ın kendi markasıymış. Anladığım kadarıyla Amerika'daki CVS benzeri bir eczane oluyor bu Superdrug. Oje bana bir takas sırasında hediye olarak geldi, o yüzden oldukça ucuza satılan bir markadır diye tahmin ediyorum.
MUA ojelerin adı yok. Bu 9 numara da yaz aylarına uygun bir mavi tonu. Ojenin krem ile jelimsi arasında bir bitirişi var. Tek kat sürdüm, formülü beklediğimden çok daha iyi çıktı. Hiç de fena değilmiş bu MUA ojeler; denk gelirse alınası yani.
Makeup Academy, kısaca MUA, İngiltere'deki Superdrug'ın kendi markasıymış. Anladığım kadarıyla Amerika'daki CVS benzeri bir eczane oluyor bu Superdrug. Oje bana bir takas sırasında hediye olarak geldi, o yüzden oldukça ucuza satılan bir markadır diye tahmin ediyorum.
MUA ojelerin adı yok. Bu 9 numara da yaz aylarına uygun bir mavi tonu. Ojenin krem ile jelimsi arasında bir bitirişi var. Tek kat sürdüm, formülü beklediğimden çok daha iyi çıktı. Hiç de fena değilmiş bu MUA ojeler; denk gelirse alınası yani.
Labels:
Jelimsi Oje,
Mavi/Lacivert,
MUA,
NOTD
17 Mayıs 2012 Perşembe
NOTD: Jordana Fairy Dust
Bugünkü ojemiz Jordana'nın bu bahar çıkarttığı Glitters serisinden prenseslere layık bir renk:
Minicik açık pembe simlerin arasına holografik yani ışığa göre renk değiştiren simler serpiştirilmiş. Resimlerde bir türlü yakalayamadım bu etkiyi, normalde çok daha güzel duruyor.
Resimde ojeden çok ben parlamışım, kusura bakmayın. Oje oldukça opak, kalın tek bir kat yetti.
Bu cici oje sanırım OPI Teenage Dream'ın bir ton açığı; sevdiyseniz alternatif olarak onu alabilirsiniz.
Minicik açık pembe simlerin arasına holografik yani ışığa göre renk değiştiren simler serpiştirilmiş. Resimlerde bir türlü yakalayamadım bu etkiyi, normalde çok daha güzel duruyor.
Resimde ojeden çok ben parlamışım, kusura bakmayın. Oje oldukça opak, kalın tek bir kat yetti.
Bu cici oje sanırım OPI Teenage Dream'ın bir ton açığı; sevdiyseniz alternatif olarak onu alabilirsiniz.
Labels:
Jordana,
NOTD,
Pembe/Fuşya,
Simli
16 Mayıs 2012 Çarşamba
All that Glitters is not Gold
Artık ojeye doydum, daha da almam diyorum; sonra sırf ben lafımı yiyeyim diye markalar simli oje çıkartıyor. Sırf bana gıcıklık olsun diye, evet. Bakınız Claire's, bakınız Jordana:
Claire's Night Sky'ın içinde holo simler var ama resimde yakalayamadım bir türlü:
Jordana'nın daha yeni piyasaya sürdüğü Glitters serisinden ilk beğendiğim Fairy Dust oldu ki onun da içinde holo simler var. Biraz belli gibi:
Lacivert ve mor karışımı olanın adı LA City Lights:
Palyaço gibi olan da My Superstar:
China Glaze'in hem simli, hem yanardöner ojelerden oluşan Prismatics koleksiyonundan almayı planlıyordum, ama onları görmeden Wet 'n Wild'ın daha ucuz alternatiflerini buldum, onlardan kaptım. Şişeleri çok çirkin yalnız:
Böyle yanyana koyunca ojeler çok farklı durmuyor ama bir de yakından bakalım. Mavi tonlu olan Speak When Spoken to:
Yeşil tonlu olan Bow in My Presence:
Mor olansa The Crown is Mine:
Ojelerin isimleri Game of Thrones'u hatırlattı bana. Simlilere ek olarak onlar kadar güzel bir pullu/flakey bir de yanardöner oje kaptım. Zoya Chloe ve Layla Ocean Rush:
Layla ojeye minik boyuna göre çok para verdim, eğer resimlerde gözüktüğü kadar holo çıkmazsa Ulta'yı yakarım.
Claire's Night Sky'ın içinde holo simler var ama resimde yakalayamadım bir türlü:
Jordana'nın daha yeni piyasaya sürdüğü Glitters serisinden ilk beğendiğim Fairy Dust oldu ki onun da içinde holo simler var. Biraz belli gibi:
Lacivert ve mor karışımı olanın adı LA City Lights:
Palyaço gibi olan da My Superstar:
China Glaze'in hem simli, hem yanardöner ojelerden oluşan Prismatics koleksiyonundan almayı planlıyordum, ama onları görmeden Wet 'n Wild'ın daha ucuz alternatiflerini buldum, onlardan kaptım. Şişeleri çok çirkin yalnız:
Böyle yanyana koyunca ojeler çok farklı durmuyor ama bir de yakından bakalım. Mavi tonlu olan Speak When Spoken to:
Yeşil tonlu olan Bow in My Presence:
Mor olansa The Crown is Mine:
Ojelerin isimleri Game of Thrones'u hatırlattı bana. Simlilere ek olarak onlar kadar güzel bir pullu/flakey bir de yanardöner oje kaptım. Zoya Chloe ve Layla Ocean Rush:
Layla ojeye minik boyuna göre çok para verdim, eğer resimlerde gözüktüğü kadar holo çıkmazsa Ulta'yı yakarım.
Labels:
Alışverişler,
Claire's,
Jordana,
Layla,
Simli,
Wet n Wild,
Zoya
14 Mayıs 2012 Pazartesi
NOTD: Claire's 76 + Fantasy Makers Glow in Dark + Konad
En son karanlıkta parlayan ojede kalmıştık. Acaba üstüne konad yapsam yine bu kadar parlar mı sorusuna cevap aramak için BM disklerinden rastgele seçtiğim bir dizaynı ekledim:
Bunu sadece deneme amaçlı yaptığım için siyah oje seçmiştim ama bu kadar beğeneceğimi bilsem koyu yeşil falan kullanırdım sanırım. Ellerimde üç gün daha tuttum çünkü.
Sorumuza dönersek, üste bir kat şeffaf cila sürdüğüm için azıcık parlaklık azaldı ama yine de güzel:
İtiraf etmeliyim ki sırf tırnaklarımı göstermek adına nice insani karanlık, kuytu köşelere çektim. Pişman değilim.
Bunu sadece deneme amaçlı yaptığım için siyah oje seçmiştim ama bu kadar beğeneceğimi bilsem koyu yeşil falan kullanırdım sanırım. Ellerimde üç gün daha tuttum çünkü.
Sorumuza dönersek, üste bir kat şeffaf cila sürdüğüm için azıcık parlaklık azaldı ama yine de güzel:
İtiraf etmeliyim ki sırf tırnaklarımı göstermek adına nice insani karanlık, kuytu köşelere çektim. Pişman değilim.
Labels:
Claire's,
Karanlıkta/UV'de Parlayan,
Konad,
NOTD,
Sarı,
Wet n Wild
12 Mayıs 2012 Cumartesi
Mandalina Yazına Hazır Mısınız?
Belki duymuşsunuzdur, Pantone 2012 yazının rengi olarak Tangerine Tango yani mandalina rengini seçti. Makyaj koleksiyonlarında bu tonlarda ürün çokluğunun nedeni bu; hatta Sephora üşenmeyip bu renkte bir de seri çıkarttı. Ben de gerekli malzemeleri aldım, tostumu yedim, bekliyorum:
Dudak, yanak ve tırnakları bunlarla boyadıktan sonra bir de ela tonlarında göz makyajı yaptım mı tamamdır. Peki siz mandalina yazına hazır mısınız?
Revlon Just Bitten Kissable Balm Stain in Rendezvous, Lioele Pop Orange Tint, LA Girl Dance Craze
Labels:
Ivır zıvır,
L.A. Girl,
Makyaj,
Revlon
2 Mayıs 2012 Çarşamba
NOTD: Claire's 76 + Fantasy Makers Glow in Dark
Wet 'n Wild markası her cadılar bayramı öncesi Fantasy Makers adı altında vamp makyaja uygun ufak bir koleksiyon çıkartıyor. 2011'deki seriden olan bu mezar taşı şeklindeki ojeyi dün gösterdiğim pastel sarının üstünde denedim:
Tabandaki sarının tonunu biraz açtı ama zaten ojenin özelliği renk vermesi değil, karanlıkta şöyle gözükmesi:
Üç kat sürdüm, her katla ojenin karanlıktaki parlaklığı artıyor.
Tırnaklarımı şöyle tutunca dişlere benziyorlar:
Bu resmi Dr. Sheldon Cooper'ın karanlıkta parlayan balığına adıyorum:
Hazır karanlık diye başka pozlar da vermiştim, bir ara gösteririm belki.
Tabandaki sarının tonunu biraz açtı ama zaten ojenin özelliği renk vermesi değil, karanlıkta şöyle gözükmesi:
Üç kat sürdüm, her katla ojenin karanlıktaki parlaklığı artıyor.
Tırnaklarımı şöyle tutunca dişlere benziyorlar:
Bu resmi Dr. Sheldon Cooper'ın karanlıkta parlayan balığına adıyorum:
Hazır karanlık diye başka pozlar da vermiştim, bir ara gösteririm belki.
Labels:
Claire's,
Karanlıkta/UV'de Parlayan,
NOTD,
Sarı,
Yeşil
1 Mayıs 2012 Salı
NOTD: Claire's 76
Ne zamandır sarı sürmüyordum, gittim en pastelini seçtim:
Çizgili kalan ilk katı kapatmak çok zor olmadı. Orta ve küçük parmaklar üç, diğerleri iki kat.
Şirin, mutlu bir oje. Koyu tende daha güzel durur sanki.
Şirin, mutlu bir oje. Koyu tende daha güzel durur sanki.
24 Nisan 2012 Salı
NOTD: Cosmetic Arts Unnamed Green Foil
Bugünkü ojenin adını şişenin üstünde bulamadım, internette yaptığım araştırma da sonuçsuz kaldı. Resimleri gördükten sonra adını "Naber fıstık" koyabilirsiniz:
Adaçayı yeşili tonundaki bu ojenin bitirişi folyo. Her folyo gibi bu oje de tek katta opak oldu ve çabucak kurudu. Çok seviyorum bunları.
Çok güzel değil mi? Bunun neredeyse aynısı olan bir ojem daha var, şurda şişeleri yanyana göstermiştim. Bitmesi için endişelenmeden bunu konad yapmada kullanabilirim demek oluyor yani.
Adaçayı yeşili tonundaki bu ojenin bitirişi folyo. Her folyo gibi bu oje de tek katta opak oldu ve çabucak kurudu. Çok seviyorum bunları.
Çok güzel değil mi? Bunun neredeyse aynısı olan bir ojem daha var, şurda şişeleri yanyana göstermiştim. Bitmesi için endişelenmeden bunu konad yapmada kullanabilirim demek oluyor yani.
Naber fıstık?
Labels:
Cosmetic Arts,
Folyo Oje,
NOTD,
Yeşil
22 Nisan 2012 Pazar
NOTD: Revlon Whimsical
Bugünkü ojeyi internetten ruj siparişi verirken mucize eseri görüp aldım, yoksa burda aramadığım yer kalmamıştı:
Jelimsi açık mavi tabanda ufak mavi ve pembe simlerin arasında yine mavi ve pembe orta boy altıgen simler var. Oje hem simli hem de jelibon gibi durduğu için seveni çok.
Ben ojeyi tek başına üç kat sürdüm ama açık mavi bir ojenin üstüne bir ya da iki kat sürmek daha güzel bir sonuç verecek sanırım.
Revlon'un ünlü ojelerin kopyalarını çıkarttığını artık biliyorsunuz. Whimsical da Deborah Lippmann Glitter in the Air'in çakması oluyor. Şehirde bulabildiğim tek şişeyi Nemo'ya götürdüğüm için içimde kalmıştı; şimdi aldım ama başım göğe ermedi: Abartıldığı kadar güzel değilmiş bence.
Jelimsi açık mavi tabanda ufak mavi ve pembe simlerin arasında yine mavi ve pembe orta boy altıgen simler var. Oje hem simli hem de jelibon gibi durduğu için seveni çok.
Ben ojeyi tek başına üç kat sürdüm ama açık mavi bir ojenin üstüne bir ya da iki kat sürmek daha güzel bir sonuç verecek sanırım.
Revlon'un ünlü ojelerin kopyalarını çıkarttığını artık biliyorsunuz. Whimsical da Deborah Lippmann Glitter in the Air'in çakması oluyor. Şehirde bulabildiğim tek şişeyi Nemo'ya götürdüğüm için içimde kalmıştı; şimdi aldım ama başım göğe ermedi: Abartıldığı kadar güzel değilmiş bence.
Labels:
Jelimsi Oje,
Mavi/Lacivert,
NOTD,
Revlon,
Simli
15 Nisan 2012 Pazar
NOTD: G-Dragon "Fantastic Baby" Nails
Ben şubatta Türkiye'deyken Big Bang'in klip çekimi için Amerika'ya gitmesi çok acıklı bir durum; bilseydim seyahatimi erteler, konu mankeni olmak için gönüllü olurdum. New York sokaklarında çektikleri iki klipten (Blue ve Bad Boy) çok benim ağzımı açık bırakan Fantastic Baby oldu. Şarkı zaten aşırı eğlenceli, klip de ona uygun acayip bir şey olmuş. G-Dragon yandan yemiş Rapunzel modunda mesela. Manikür açısından da baya bir fikir var ama benim en çok ilgimi çeken klibin sonlarına doğru beyazlara bürünen GD'nin dudakları oldu. İlk sahnede beyaz üstüne dikiş izi sandım:
Yakın çekime geçince anlıyoruz ki onlar dikiş izi değil tüy:
Son zamanlarda moda olan dudak çıkartmalarından mı kullanmışlar yoksa elle mi çizmişler bilmiyorum ama yapan her kimse yerinde olmak isterdim:
Ben de dudak yerine şöyle bir şey yaptım:
Color Club'ın White Tip adlı beyaz krem ojesinin üstüne Sally Hansen Violet Opal sürdüm ki inci gibi dursun.
Sonra da Bundle Monster disklerindeki tüy desenini ekledim:
Arkadaki çiçekler çok dikkat dağıtıyor mu sizce? Yoksa ben yine evin duvarını beyaz fon olarak mı kullanayım?
Ev sahibim önünde poz verdiğim çalıları budadı, bahçe şimdi çok çıplak geliyor gözüme.
Yakın çekime geçince anlıyoruz ki onlar dikiş izi değil tüy:
Son zamanlarda moda olan dudak çıkartmalarından mı kullanmışlar yoksa elle mi çizmişler bilmiyorum ama yapan her kimse yerinde olmak isterdim:
Ben de dudak yerine şöyle bir şey yaptım:
Color Club'ın White Tip adlı beyaz krem ojesinin üstüne Sally Hansen Violet Opal sürdüm ki inci gibi dursun.
Sonra da Bundle Monster disklerindeki tüy desenini ekledim:
Arkadaki çiçekler çok dikkat dağıtıyor mu sizce? Yoksa ben yine evin duvarını beyaz fon olarak mı kullanayım?
Ev sahibim önünde poz verdiğim çalıları budadı, bahçe şimdi çok çıplak geliyor gözüme.
Ev sahibim için gelsin, Fantastic Baby:
Boom shakalaka...
Labels:
Color Club,
Esinlenmeler,
K-pop,
Konad,
NOTD,
Sally Hansen
11 Nisan 2012 Çarşamba
Boomerang
Selam herkese,
Amerika'ya geleli baya oluyor aslında ama tembellikten sanal aleme dönmem daha uzun sürdü. Yanıtlanmamış email ve sorularla da hemen ilgileneceğim.
Tatilim yine bir koşuşturmaca ile geçti ama arada diğer oje bloğu yazarlarıyla buluşmak gibi faydalı şeyler de yaptım. Daha önce görmüşsünüzdür ama Tansu'dan aşırdığım şu resmi ben de koyayım:
Benim tırnaklarımda sol alt köşede gördüğünüz Color Club'ın Holiday Splendor adlı yeşil holografik ojesi vardı. Benden başlayarak saat yönünde: Oje Vitrini, Benim Adım Kırmızı, Tırnaklar Fora, Betül's Dreams, Merimania, Ojelerim Nerede & Oje Sihirbazı, Emerald Sparkled & Nemo Latte. Herkes çok şekerdi; ojenin içindeki kimyasalların yan etkisi olabilir.
Ben salak gibi hediye olarak getirdiğim lipglossları evde unutmuşum ama Başak herkese kendi üretimi ojelerden verdi. Şapkadan çekiliş yaptık, benim şansıma oldukça güzel pullu bir oje çıktı:
Resimde çok belli olmuyor ama içinde mavi-mor yanardöner pullar var. Başak arkadaşımız böyle kendi karıştırdığı pullu ve yanardöner ojeleri bloğunda satıyor, reklamını yapayım burdan.
Türkiye'de yaptığım bir başka faydalı şey de özlediğim yiyeceklere yumulmak oldu. Hamsi olsun, pastırma olsun, güzel şeyler bunlar. Arada yemeye kıyamadıklarım da oldu, mesela eniştemin katkılarıyla süslediğimiz acıların çocuğu sütlacı:
Süper değil mi? Anneme kalsa "Bir şey yemedin ki yavrum" ama aldığım 2.5 kiloyu hala ver(e)memiş olmam onların doğru yerlere gittiğini işaret ediyor. Yani en azından ben öyle umuyorum.
Türkiye'deyken Big Bang'in yeni albümü de çıktı. Ablama cebren ve hile ile klipleri izletip "G-Dragon çok tatlı değil mi?" derken aynen şöyle gözüküyorduk:
İnanmayacaksınız ama Türkiye'den hiç oje almadım. Hem ilerde temelli dönerken yüzlerce ojeyi nasıl getireceğim zaten diye düşündüm, hem de artık her renk, her tür ojem varmış gibi geldi. Yalnız son iki haftada bu dediklerimi yedim; yarın aldıklarımı gösteririm.
Konuyla alakalı olarak otobüste giderken görüp koptuğum taksi arkası yazısıyla veda edeyim:
Boomerangs are making a comeback.
Amerika'ya geleli baya oluyor aslında ama tembellikten sanal aleme dönmem daha uzun sürdü. Yanıtlanmamış email ve sorularla da hemen ilgileneceğim.
Tatilim yine bir koşuşturmaca ile geçti ama arada diğer oje bloğu yazarlarıyla buluşmak gibi faydalı şeyler de yaptım. Daha önce görmüşsünüzdür ama Tansu'dan aşırdığım şu resmi ben de koyayım:
Benim tırnaklarımda sol alt köşede gördüğünüz Color Club'ın Holiday Splendor adlı yeşil holografik ojesi vardı. Benden başlayarak saat yönünde: Oje Vitrini, Benim Adım Kırmızı, Tırnaklar Fora, Betül's Dreams, Merimania, Ojelerim Nerede & Oje Sihirbazı, Emerald Sparkled & Nemo Latte. Herkes çok şekerdi; ojenin içindeki kimyasalların yan etkisi olabilir.
Ben salak gibi hediye olarak getirdiğim lipglossları evde unutmuşum ama Başak herkese kendi üretimi ojelerden verdi. Şapkadan çekiliş yaptık, benim şansıma oldukça güzel pullu bir oje çıktı:
Resimde çok belli olmuyor ama içinde mavi-mor yanardöner pullar var. Başak arkadaşımız böyle kendi karıştırdığı pullu ve yanardöner ojeleri bloğunda satıyor, reklamını yapayım burdan.
Türkiye'de yaptığım bir başka faydalı şey de özlediğim yiyeceklere yumulmak oldu. Hamsi olsun, pastırma olsun, güzel şeyler bunlar. Arada yemeye kıyamadıklarım da oldu, mesela eniştemin katkılarıyla süslediğimiz acıların çocuğu sütlacı:
Süper değil mi? Anneme kalsa "Bir şey yemedin ki yavrum" ama aldığım 2.5 kiloyu hala ver(e)memiş olmam onların doğru yerlere gittiğini işaret ediyor. Yani en azından ben öyle umuyorum.
Türkiye'deyken Big Bang'in yeni albümü de çıktı. Ablama cebren ve hile ile klipleri izletip "G-Dragon çok tatlı değil mi?" derken aynen şöyle gözüküyorduk:
İnanmayacaksınız ama Türkiye'den hiç oje almadım. Hem ilerde temelli dönerken yüzlerce ojeyi nasıl getireceğim zaten diye düşündüm, hem de artık her renk, her tür ojem varmış gibi geldi. Yalnız son iki haftada bu dediklerimi yedim; yarın aldıklarımı gösteririm.
Konuyla alakalı olarak otobüste giderken görüp koptuğum taksi arkası yazısıyla veda edeyim:
Boomerangs are making a comeback.
Labels:
Franken/Ev Yapımı Oje,
Ivır zıvır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





